Özlem
12 Mayıs 2008 Yazar: FerhanNe kadar basit aslında. Alışılmışlığındandır belki basitliği. O kadar çok kullanıyoruz ki boşu boşuna, hiç pahasına gidiyor. Anladım ama ne olduğunu. Çözdüm en sonunda. Ben bana özlem duyuyormuşum.
Sabaha kadar oturmak. Susmadan konuşmak. Bira ile sarhoş olamamışken ertesi gün 3 fincan çay + 1 bardak kahveyle sarhoş olmak, çeneni tutamamakmış aslında özleme kavuşmak. Hiç haberim olmadan ne de çok özlemişim aslında kendimi, kendimin haberi olmadan. Nasıl yaşadığımı bilmediğim gibi bilmiyorum bunu da.
Ama iyi ki geldim ben. Yada ben ben değil miyim yoksa. Yada ben benim de, ee o zaman ben şimdiye kadar uzaklarda ne yapıyordum? O zaman ben kimleydim şimdiye kadar, kendim dediğim kimdi? Başkasını mı esir almıştım? Ya da ben illa ben olmak zorunda mıyım? Ben başkası olabilir mi? O gelince ben düzelmiş isem o zaman ben kimim?
Kısacası ilk kez aynaya bakmadan kendimle konuştum sabaha kadar. Teşekkürler ben, beni sabah kadar dinlediğin, sustuğum zamanarda benim yerime cümleleri tamamladığın için.
Rüya olduğunu sandığım bir geceydi. Ürkek, mutlu, heyecanlı, yalnız olmadığım başka bir gece olmadı daha önce.
Sana Yalnızlığım mı, Ben mi, Özlemim mi desem bilmiyorum. Tek bildiğim haberim olmadan seni çok özlemiş olduğum.
Tekrar gel lütfen…

Sevgiliye;






